Derya Özkan Yazıları

susuz

sanki uçsuz bucaksız ve dipsiztertemiz bir gölün içindeyimsusamışımhayır dahasısusuzluktan ölüyorumkana kana içiyorum tertemiz suyunu gölünhiç fayda etmiyordoymuyorumsuzuzluğumu giderebilecek hiçbir şey bulamıyorumsuzuzluğumu giderebilecek hiçbir şey bilmiyorumsankisusuzluğumda boğulacağım [...]

bilinmeyenin duvarları

bilmiyordumyola çıktımyol bana çıktıbilmiyordum bildiğim tüm şarkıları unuttum                                         İstanbul, 20.12.2018

disorder

ben nereden bileyim cynefin’izaten çiçeğim burnumda benimya da yoksa yüreğim mielim kolum bağlı dururçökmüş görünürüm aynalardasorsanız hiç bilmem nasıl yaşanırgören olmamıştır hayal kurduğumuinadım tutar sık sıkkimseyle konuşmamyani ben nereden bileyim cynefin’ihiç yanımda olmadılar kidudaklarımı sarkıttığımdave kendime saklandığımdahiç yalnız bırakmadılar [...]

post mortem

herkes gibi ben de biraz öleyimkemik suyu, kas ve biraz sızıntıgözlerime yapışan bu sıkıntıyıhangi isyankar toprağa gömeyim?bırakayım suya, havaya, toprağasesimi, susumu, sözlerimiumudumu, umduğumu, umrumukaranlığa alışan gözlerimiaçık yaraların açık gülleriiçime dolanır nemli dillerioyalanır ellerimde elleriavucumda bir ankanın külleri    [...]

yüksek çekim

çiçekleri ezmeden zoro yalçın dağa tırmanmakkuşları ürkütmeden zoro kızıl meyveyi koparmakbeni durdurmabaşım dönüyordüştüm kalktım tırmandımbeni durdurmayaralandımboyun eğdim tırmandımateşi kucakladımiçime sıçradı dumancan gittisonsuz çölün kıyısında ormandımsu bitti                            [...]

bugün hep pazartesi

bugün o kadar pazartesi kidünya dönüyor düşüncaddelerin en ortasında pazartesilambaların kırmızısıgökyüzünün mavisizliğio kadar pazartesi ki bulutlartoz bulutları gibigökdelenlerle çarpışan martılar altındaevsizliklerinden çıkıp gelen insanlaryolsuzluklarındanişsizliklerinebirikip durduklarıdört yapraklı yonca şanssızlıklarıgünaydın günaydınson ödeme tarihi [...]

zaten

bu kadar zaman sonrahiç olmadığın kadar yoksunbu dinmez boşluklarellerimellerimmişdokunmadığın her yergölgeli, yaralı ya da solgunbütün dünyayoksunyoksunyokmuşsunmeğerzaten                              Güneşli – İstanbul, 26.07.2017 [...]

araf

bir çöl ovasonu başı belli değilbenim bu ovada evim yokbir güneş varkudurması kendinesarmaşıkların altı varısınmaktan kaçtığımbu ovada gidecek yerim yokbenim yatacak yerim yokbüyük sıçrayışlardaben hep uyumayı beklerimevrenin kusmasını beklerim üzerimebundan başka örtüm yokbenim kaçacak yerim yokkendimden başkabir tepe kumsonu başı belli değilbenim bu kumda yürüyesim [...]

süpür

ölü çiçekler öldü sabah akşamölü yağmurların susuzluğundan ölmüşölü ağaçlardan ölü rüzgarın kopardığıölü yaprakları süpürdümsüpürdüm yağmurlarısüpürdüm bulutları gökyüzündensüpürdüm yüreğimden umutlarıölü çiçekler öldü sabah akşambir ben kaldım                              [...]

tekila

tekila shotiçim ısıniçim yangüzeldinama çok zaman geçtiiçim yanöyle bir ateştin kiyangın yeriydinama her ateşi söndürür zamanbu dudaktınbu gözlerdinnereye ölüyorsunnereye gidiyorsunzaman                                 Bursa – 11.06.2016 [...]

;

beraber ölüşümüznoktadan sonra virgültoprağa gülüşümüztopraktan sonra noktaiçimizde bir çocuklahayata dönüşümüz                          Bursa – 03.06.2016

tekvin

ilk önce geçmiş vardıgeçmiş biçimsiz ve boştubu boşluğun ortasındaherkes vardıtanrı vardıben yoktumherkes oradaydıannem yoktusüt yoktusonra karanlık bir düş oldubu karanlık düşün içindeben vardımkaranlık bir düşten uyandımher yer karanlıktıışık olsun istedimışık olduışık iyiydiakşam oldu – sabah olduikinci günbir şeyler duymaya çalıştımbir şeyler bilmeye [...]

ölümün en güzeli

ölümün en güzeliyaşamın en kötüsünün sonundadüşlerinden alabildiğine uzakgölgelerin bile düşmeye tiksindiğipis bir kaldırımın yanı başında                                       Bursa – 12.05.2016 [...]

yor

ilk önce geçmiş vardıgeçmiş biçimsiz ve boştubu boşluğun ortasındaben yoktumannem yoktusüt yoktusonra karanlık bir düş oldubu karanlık düşün içindeben vardımkaranlık bir düşten uyandımher yer karanlıktıbir şeyler duymaya çalışbir şeyler bilmeye çalışben kimimyoruldumgelecek yoktugeçmiş biçimsiz ve boştubu boşluğun ortasındaben vardımbir tek ben vardımben [...]

ölüm

ölüm ne kadar da hızlıyavaş geldiğinde bilenefes aldırmaz insanaölüm ne kadar da yavaşsanırsın oysasıkıldığınla kalırsınbinbir hayal ortasındabomboş çıkar yaptıklarınbuza yazılar kazırsın

Öte

Ben öldükten sonra, beni alıp geniş duvarlarından birinde dev bir ekranın olduğu baştan aşağı bembeyaz boş bir odaya götürdüler. Sonra en başından başlayarak hayatımı gösterdiler ve belirli yerlerinde durdurarak, yaptığım tüm hataları, aldığım tüm yanlış kararları, aptallıklarımı bir bir önüme koydular. Yaptığım hataları her ne kadar yaşamımın ileriki dönemlerinde [...]

Kabus

Tüm gece boyu kabus görüyorum. Özellikle de sabaha doğru, kalkacağım saatten çok önce uyanırsam hele, saat çalana kadar sinirimi bozan ne kadar şey varsa beynime üşüşüyor.Her minik uyuyuş ve uyanışımda başka bir kabus. Öyle gerçeküstü, canavarlar, katliamlar, kovalamacalar falan değil, tamamen gerçekçi ama abartılmış şeyler. Günlük hayatla [...]

boş zaman ölümleri

bir gün geleceko suyun kıyısında, güneş batarken… ben orada olmayacağımsuyun yüzeyinden çıkan buğuyu çekemeyeceğim içimeve dinleyemeyeceğim minik kuşların ötüşlerinikaç kere dahaistesem dezamanım olsa datüm kaygılarımı bir yana bırakabilecek olsam dagitsem otursam o kıyıyakaç kere dahaunutabilsem kendimibir gün geleceko köprüden geçmeyeceğimo yağmurun parlaklığını [...]

beni güzel hatırla

beni güzel hatırlakucağında bir çocukbir isviçre ormanındadağdan inen soğuk suya bakarkendoğduğun toprakların çatlağıydım bençiğnenmiş, eşelenmiş, hor görülmüşkışın gürleyenyazın cılız akano sessiz çaydımbeni güzel hatırlaçeşme’de bir sokaktımo dar sokaktımakşamın gölgelerini gezdirdiğikeskin köşebaşlarıgizli girintileri olaneğri büğrü taşlarıyladenize [...]