Onur Ataoğlu Yazıları

Dam Ustünde Kemancı Vur Beline Şamdanı

Kudüs’te bir gazeteci, ağlama duvarının önünden her geçişinde yaşlı bir Musevi’nin orada dua ettiğini fark etmiş. Birkaç hafta sonra dayanamayıp adama şu soruyu sormuş:- Sizi her gün ağlama duvarının önünde dua ederken görüyorum. Kaç senedir bunu sürdürüyorsunuz?- İsrail’e göçtüğümden beri 40 yıldır.- Peki ne için dua ediyorsunuz?- İnsanlığın barışı, kardeşlik, [...]

Organize Oyun Havaları Bölgesi

  TANK: So what do you need? Besides a miracle… NEO: Ankara Havası. Lots of Ankara Havası.Matrix filminde en sevdiğim repliğin Ankara Yıldırım Oto Sanayi Sitesi’nde hayat bulduğunu görmek gözlerimi yaşartmıştı (gülmekten). Bundan 3 yıl önce arabanın lastiklerini değiştirtirken köşedeki dükkanın el (ve sektör) değiştirdiğini şaşkınlıkla fark edip, bir [...]

Klasik Müziği Nasıl/Neden Sevdik?

Geçenlerde sosyal medyada Danny Kaye ile Kahire’de karşılaşmam ve beni çocukluğumuzun TRT yıllarında, Hikmet Şimşek’in hazırlayıp sunduğu Pazar Konserleri’ne götürüşünü çiziktirmiştim ve birçok arkadaşımla benzer duyguları paylaştığımı görmek beni pek bahtiyar etmişti. Danny Kaye ve New York Filarmoni Orkestralı Pazar Konserleri’nin bize klasik müziği sevdirmesinden [...]

Umut Fakirin Ekmeği

“Amerika’da bir zenginin zevk-u sefa içinde yaşadığına bakıp da kıskançlık ve beklenti duymayacak kadar fakir kimseye rastlamadım” – Fransız düşünür Alexis de Tocqueville, “Amerikalılar refah içinde yaşarken neden bu kadar huzursuz” isimli çalışması, 19. Yüzyıl… Yunan mitolojisinin en renkli hikayelerinden biri Pandora’nın kutusudur. Kökü taaa bizi bizden [...]

Yüksek Teknolojiyle Koşuyoruz

Aşağıdaki resmi Washington DC’de, Lincoln anıtının önünde çekmiştim; askeri töreni iplemeden sabah koşusuna devam eden elemanın rahatlığını kıskanmıştım. Ama şimdi bahsedeceğim konu biraz daha farklı; hafta sonu Eymir’de düşük teknolojili bisikletime binerken karşıdan gelen hi-tech bir jogger gözlerimi kamaştırdı. Vücudunun çeşitli yerlerinden sarkan kablolar [...]

Fasulyeden Hatıralar

Geçtiğimiz aylarda bir maruzatımdan ötürü Hacettepe Hastanesine gittim ve hasta kaydı açmakla görevli eleman bana “hastanemizde kaydınız var mı” diye sordu. Gözümün önünden hızlıca çocukluğum geçti; Kurtuluş’ta oturduğumuz zamanlarda Seyranbağları-Ulus seferini yapan 1970 model Ford minibüslerle Hacettepe’ye bir-iki kez gitmişliğim vardı, ama üzerinden 40 yıl [...]

Müzik Videoları ve Sinema Akımları

Öyle video klipler vardır ki izlediğinizde size belli bir sinema akımının özünü 3-4 dakikalık bir paket halinde sunarlar. Videonun şarkının sözleri ve teması ile ilgili olması şart değildir, ama bu klipler belli sinema dönemlerine, yönetmenlerine hatta filmlerine bir saygı duruşu niteliğindedirler. Sonuçta video klip dediğimiz de bir çeşit kısa filmdir aslında; zaman zaman [...]

Kara Bahtlı Tatilciler

80’li yıllarda TRT’de oynayan, Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinden uyarlanmış bir yerli dizi vardı; ismini hatırlayamadım, ama Parmak Damgası olabilir. Küçük bir balıkçı kasabasında hayatın zorluklarını ve bir aşk hikayesini anlatan dizide siyahlara bürünmüş, kayışı koparmış bir kadıncağız vardı. Aliye Rona’nın canlandırdığı bu karakterin oğlu ya [...]

Kahire’nin Oturan İnsanları

Baba yazar William Faulkner, “As I Lay Dying” romanında, yeryüzüyle yaptığımız açı ile dünyadaki misyonumuz arasındaki ilişkiyi şöyle açıklar: “Tanrı yolları yolculuk için yaptı, işte ondan dolayı yolları yeryüzüne yatay yerleştirdi. Bir şeyin durmadan kımıldamasını isterse uzunlamasına yapar o şeyi, yol, at ya da araba gibi. Ama bir şeyin konduğu gibi durmasını [...]

Sıradaki Şarkı: The Fool on the Hill

Ortaokula başlarken uğradığımız ağır travma koca bir neslin müzikle olan sorunlu ilişkisinin temelini oluşturmuştur. Daha ilk günden “köşedeki kırtasiyeden bir blok flüt alacaksınız, haftaya eli boş gelmeyin” demişti müzik öğretmenimiz. Kırtasiye mamulü bir enstrümanla sanat dünyasına adım atacak olmak başlı başına bir trajediydi; ama mecbur gittik, aldık. Daha [...]

Yurtdışı Tuvalet Sorunsalı

Yurt dışında (afedersiniz) çişiniz geldiğinde büyük bir stres biner üstünüze; umumi tuvaletler neye benzer, temiz midir, paralı mıdır, ala turka/franga/japonez ne formattadır? Kadın/erkek kabinini ayırt edebilir miyim, içeri girsem çıkabilir miyim, tekno tuvaletlere denk gelirsem başarılı bir sınav verebilir miyim? Bu kadar dert ve tasa üst üste binince bazen çişiniz geri [...]

Kaptan Logar

Fransızcadan Türkçeye geçen mimarlık/şehircilik terimleri ile ilgili her daim “sağır duymaz uydurur” durumundayız. Örneğin, “zemin altı” diye güzelce çevrilebilecek “sous bassement” terimi bizde su basmanı olup çıkmıştır. Genelde bitmek bilmeyen inşaatlarda temel atılıp öylece bırakıldığı için ilk yağmurda çukuru su basar falan, bunu gören milletimiz de [...]

Bisiklet Yarışı Seyrederken Ne Seyrederiz

“Aşk hakkında konuşurken ne hakkında konuştuğumuzu bildiğimizi sanmamızdan utanç duymamız gerekir” gibi bir deyiş yumurtlamıştı Raymond Carver, “Aşk Hakkında Konuşurken Ne Hakkında Konuşuruz” başlıklı kitabının bir öyküsünde. Benim de hayranı olduğum bu vurucu ifade edebiyat camiasında o kadar popüler oldu ki, Haruki Murakami de koşu üzerine yazdığı otobiyografisinde [...]

Bisiklet Yarışı Seyrederken Ne Seyrederiz

“Aşk hakkında konuşurken ne hakkında konuştuğumuzu bildiğimizi sanmamızdan utanç duymamız gerekir” gibi bir deyiş yumurtlamıştı Raymond Carver, “Aşk Hakkında Konuşurken Ne Hakkında Konuşuruz” başlıklı kitabının bir öyküsünde. Benim de hayranı olduğum bu vurucu ifade edebiyat camiasında o kadar popüler oldu ki, Haruki Murakami de koşu üzerine yazdığı otobiyografisinde [...]

Japon Yapmış, Türk Gezmiş, Okur Bulamamış

Japon Yapmış cemaatinin az ama öz ve çok değerli üyeleri ile epeydir dertleşemiyordum. Aslında yakın zamanda teke tek çok dertleştik, ama bugünlerde topluca bir bilgilendirme ihtiyacı hissettim. Bu aralar okurlarımdan aldığım en yoğun istek (ve eleştiri) kitaplarımı piyasada bulamamaları üzerineydi. Öncelikle, bu durum beni ziyadesiyle keyiflendiriyor tabii; günümüzün [...]

Şikago Sokaklarında Cazın, Mafyanın ve Pizzanın Peşinde

SWEET HOME, CHICAGOBir önceki yazımızı “küllerinden doğan şehir” diye bitirerek büyük bir yangının spoylerini vermiş olduk. Tabii yanıp kül olmadan önce bir şehrin kurulup inşa edilmesi gerekir. Peki, yüz yıl sonra Amerika’nın en büyük üçüncü şehrini; kültür, finans, ticaret, eğlence, ulaştırma merkezini nereye inşa edelim? Tabii ki Kızılderililerin elinden [...]

Şikago’da "Dönen Dolaplar"

Şikago’nun alamet-i farikası gökdelenler arasında boynumuz tutulana kadar dolaştıktan sonra biraz nefes almak, çimlere, çayıra yayılabilmek ve şehre “geniş açı”dan bakabilmek için Şikago Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün marifetlerine doğru yönelelim. İlk durağımız, Şikago şehir merkezinin Michigan Gölü kıyısı ile arasında tampon [...]

Şikago Merkez

Bir önceki yazımızda göklerde dolaşıyor, sana şöyle bir tepeden bakıyorduk aziz Şikago… Ama artık yere inelim, ayaklarımızı asfalta basalım ve bu güzel şehri biraz da zemin hizasından tanımaya çalışalım. Şikago, Amerika’da bir “banliyöler federasyonu”ndan ziyade, yürünebilen merkezi, sokakları, meydanları olan sayılı şehirlerinden olduğu için ayaklarınıza [...]

Gökdelenler Şehri Şikago

Milletçe vahşi kentleşmeden, şehri betona boğan yapılaşmadan, gökyüzüne tecavüz eden yüksek binalardan şikayet ettiğimiz şu günlerde gökdelen güzellemesi yazmak, akıntıya karşı kürek çekmek gibi olacak. Ama olsun, gökdelenin de bir estetiği, güzelliği, misyonu var; böyle kafanı kaldırıp gökyüzüne doğru bakmana bir vesile oluyor en azından. Efsanevi 2001 Uzay Macerası [...]

Sıradaki Şarkı Gimme Shelter

2013 yılında en iyi belgesel oskarını kazanmış çok yahşi bir film önereyim; “20 Feet From Stardom”; yani “Şöhretin 20 Ayak Ötesinde”. Filmin konusu, müzik dünyasının cefakar emektarlarından geri vokal sanatçıları. Stüdyo kayıtlarında ve konserlerde şarkılara kattıkları ruh, verdikleri enerjiye rağmen isimsiz kahraman statüsünün ötesine geçemeyen, çoğunlukla [...]