Onur Ataoğlu Yazıları

Kahire’nin Oturan İnsanları

Baba yazar William Faulkner, “As I Lay Dying” romanında, yeryüzüyle yaptığımız açı ile dünyadaki misyonumuz arasındaki ilişkiyi şöyle açıklar: “Tanrı yolları yolculuk için yaptı, işte ondan dolayı yolları yeryüzüne yatay yerleştirdi. Bir şeyin durmadan kımıldamasını isterse uzunlamasına yapar o şeyi, yol, at ya da araba gibi. Ama bir şeyin konduğu gibi durmasını [...]

Sıradaki Şarkı: The Fool on the Hill

Ortaokula başlarken uğradığımız ağır travma koca bir neslin müzikle olan sorunlu ilişkisinin temelini oluşturmuştur. Daha ilk günden “köşedeki kırtasiyeden bir blok flüt alacaksınız, haftaya eli boş gelmeyin” demişti müzik öğretmenimiz. Kırtasiye mamulü bir enstrümanla sanat dünyasına adım atacak olmak başlı başına bir trajediydi; ama mecbur gittik, aldık. Daha [...]

Yurtdışı Tuvalet Sorunsalı

Yurt dışında (afedersiniz) çişiniz geldiğinde büyük bir stres biner üstünüze; umumi tuvaletler neye benzer, temiz midir, paralı mıdır, ala turka/franga/japonez ne formattadır? Kadın/erkek kabinini ayırt edebilir miyim, içeri girsem çıkabilir miyim, tekno tuvaletlere denk gelirsem başarılı bir sınav verebilir miyim? Bu kadar dert ve tasa üst üste binince bazen çişiniz geri [...]

Kaptan Logar

Fransızcadan Türkçeye geçen mimarlık/şehircilik terimleri ile ilgili her daim “sağır duymaz uydurur” durumundayız. Örneğin, “zemin altı” diye güzelce çevrilebilecek “sous bassement” terimi bizde su basmanı olup çıkmıştır. Genelde bitmek bilmeyen inşaatlarda temel atılıp öylece bırakıldığı için ilk yağmurda çukuru su basar falan, bunu gören milletimiz de [...]

Bisiklet Yarışı Seyrederken Ne Seyrederiz

“Aşk hakkında konuşurken ne hakkında konuştuğumuzu bildiğimizi sanmamızdan utanç duymamız gerekir” gibi bir deyiş yumurtlamıştı Raymond Carver, “Aşk Hakkında Konuşurken Ne Hakkında Konuşuruz” başlıklı kitabının bir öyküsünde. Benim de hayranı olduğum bu vurucu ifade edebiyat camiasında o kadar popüler oldu ki, Haruki Murakami de koşu üzerine yazdığı otobiyografisinde [...]

Bisiklet Yarışı Seyrederken Ne Seyrederiz

“Aşk hakkında konuşurken ne hakkında konuştuğumuzu bildiğimizi sanmamızdan utanç duymamız gerekir” gibi bir deyiş yumurtlamıştı Raymond Carver, “Aşk Hakkında Konuşurken Ne Hakkında Konuşuruz” başlıklı kitabının bir öyküsünde. Benim de hayranı olduğum bu vurucu ifade edebiyat camiasında o kadar popüler oldu ki, Haruki Murakami de koşu üzerine yazdığı otobiyografisinde [...]

Japon Yapmış, Türk Gezmiş, Okur Bulamamış

Japon Yapmış cemaatinin az ama öz ve çok değerli üyeleri ile epeydir dertleşemiyordum. Aslında yakın zamanda teke tek çok dertleştik, ama bugünlerde topluca bir bilgilendirme ihtiyacı hissettim. Bu aralar okurlarımdan aldığım en yoğun istek (ve eleştiri) kitaplarımı piyasada bulamamaları üzerineydi. Öncelikle, bu durum beni ziyadesiyle keyiflendiriyor tabii; günümüzün [...]

Şikago Sokaklarında Cazın, Mafyanın ve Pizzanın Peşinde

SWEET HOME, CHICAGOBir önceki yazımızı “küllerinden doğan şehir” diye bitirerek büyük bir yangının spoylerini vermiş olduk. Tabii yanıp kül olmadan önce bir şehrin kurulup inşa edilmesi gerekir. Peki, yüz yıl sonra Amerika’nın en büyük üçüncü şehrini; kültür, finans, ticaret, eğlence, ulaştırma merkezini nereye inşa edelim? Tabii ki Kızılderililerin elinden [...]

Şikago’da "Dönen Dolaplar"

Şikago’nun alamet-i farikası gökdelenler arasında boynumuz tutulana kadar dolaştıktan sonra biraz nefes almak, çimlere, çayıra yayılabilmek ve şehre “geniş açı”dan bakabilmek için Şikago Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün marifetlerine doğru yönelelim. İlk durağımız, Şikago şehir merkezinin Michigan Gölü kıyısı ile arasında tampon [...]

Şikago Merkez

Bir önceki yazımızda göklerde dolaşıyor, sana şöyle bir tepeden bakıyorduk aziz Şikago… Ama artık yere inelim, ayaklarımızı asfalta basalım ve bu güzel şehri biraz da zemin hizasından tanımaya çalışalım. Şikago, Amerika’da bir “banliyöler federasyonu”ndan ziyade, yürünebilen merkezi, sokakları, meydanları olan sayılı şehirlerinden olduğu için ayaklarınıza [...]

Gökdelenler Şehri Şikago

Milletçe vahşi kentleşmeden, şehri betona boğan yapılaşmadan, gökyüzüne tecavüz eden yüksek binalardan şikayet ettiğimiz şu günlerde gökdelen güzellemesi yazmak, akıntıya karşı kürek çekmek gibi olacak. Ama olsun, gökdelenin de bir estetiği, güzelliği, misyonu var; böyle kafanı kaldırıp gökyüzüne doğru bakmana bir vesile oluyor en azından. Efsanevi 2001 Uzay Macerası [...]

Sıradaki Şarkı Gimme Shelter

2013 yılında en iyi belgesel oskarını kazanmış çok yahşi bir film önereyim; “20 Feet From Stardom”; yani “Şöhretin 20 Ayak Ötesinde”. Filmin konusu, müzik dünyasının cefakar emektarlarından geri vokal sanatçıları. Stüdyo kayıtlarında ve konserlerde şarkılara kattıkları ruh, verdikleri enerjiye rağmen isimsiz kahraman statüsünün ötesine geçemeyen, çoğunlukla [...]

Kuala Lumpur, Çamurlu Kavşak

Güneydoğu Asya’ya turistik seferlere çıkanlar için okkalı ismiyle dikkat çeken destinasyonların başında geliyor Kuala Lumpur. İnsanda koala beklentisi uyandırsa da bu sevimli hayvanlarla bir akrabalığı veya evsahipliği yok; ancak sıcak, nemli ve tropik iklimi yüzünden her türlü börtü, böcek ve egzotik hayvanla karşılaşabileceğiniz bir ülkenin, Malezya’nın başkentinden [...]

Kuala Lumpur’da İnanç Kardeşliği

“Üç büyük dinin birbiriyle iç içe geçip bazen kaynaştığı, bazen de kapıştığı şehir” ifadesini duyduğumuzda aklımıza otomatikman Kudüs gelir. Ancak, üç başka dinin ilginç bir şekilde kaynaştığı bir başka şehir de Kuala Lumpur’dur. Neyse ki bu kaynaşma sırasında şimdiye kadar önemli bir sorun yaşanmamış, “senin dinin sana, benim dinim bana” düsturu [...]

Petronas Kuleleri

Bugünlerde manyak indirim ve promosyon yaptığını iddia eden ticari işletmelerin en çok kullandığı sloganların başında “Patron çıldırdı!” geliyor. Yani fiyatları öyle bir indirdik ki, aklı olan patron yapmaz bunu, sizin hatırınıza feci zarar edeceğiz, kaçırmayın fırsatı demek istiyorlar. 1990’larda inşaat, mimarlık ve gayrimenkul aleminin kullandığı slogan ise [...]

Japon Sineması

Nippon diyarlarında kiraz çiçeklerinin açmaya başladığı bu mevsimde Japon sineması üzerine bir kitabı tanıtmak istiyorum sizlere… Kendine özgü tarzları, çok farklı ekollerde, yeni akımlara öncülük eden eserleri ile ana akım sinemada hak ettiği kadar tanınmasa da, film fanatikleri için çok özel bir yeri olan Japon sinemasını kapsamlı bir şekilde ele alan Türkçe bir [...]

İznik Surlarında Kahpe Bizans

Cümle alem kabul etmiştir ki, dünya tarihinin seyrini değiştiren en önemli kavşaklardan biri, Roma İmparatoru Konstantin’in Hristiyanlık üzerindeki baskıyı kaldırarak bu inancı bir nevi imparatorluk dini olarak tanıması ve önünü açmasıdır. O döneme gelinceye dek Roma İmparatorluğunda çok zengin bir dini yelpaze vardı, ama kimi pagan inançlar, ezoterik, gnostik ve saire [...]

Birleşmiş Milletlerin Bahçesi Taştan

Geçtiğimiz aylarda bir toplantı için gittiğim Cenevre’deki Birleşmiş Milletler kampüsünde öğlen yemeği sonrası geviş getirmek için bahçede dolaşıyordum. Bilenleriniz vardır, asıl merkezi New York’ta bulunan Birleşmiş Milletlerin Cenevre’de de çok büyük bir yerleşkesi var; hatta bu yerleşke, New York’taki merkezden daha eski bir geçmişe sahip.Birleşmiş Milletler [...]

Bugün Sinemalardan Orta Avrupa

Blogumuzda konudan konuya atlarken bir mola da sinema aleminde verelim… Holivut dünyası üzerine yazan, çizen, konuşan oldukça gani olduğundan değişik coğrafyalara açılıp farklı birkaç eser inceleyelim istedim. Orta Avrupa’nın bereketli topraklarından, yaratıcı zekalarından çıkmış üç filmi önereyim size; filmlerin birbiriyle herhangi bir bağlantısı yok, herhangi bir [...]

Sıradaki Şarkı: The Hand That Feeds

“Seni besleyen eli ısırır mısın?” Sıradaki şarkımız ilk bakışta nankörlük üzerine ahlaki bir söylev verecek gibi görünse de daha farklı bir gerçeğe dikkat çekmek için yazılmış… Seni alışkanlıklara, kör tutku ve inançlara tutsak eden zincirlerini kırmaya cesaretin var mı? Seni dizlerinin üzerine çöktüren güçlere karşı gelebilecek yüreğe sahip misin? Dogmalarla [...]