İçeriğe geç

ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünün diğer bölümlerden farkı

Kategori: TecrübEM

Prof. Dr. Çağlar Güven*

ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü 1969 yılında Türkiye’nin ilk endüstri mühendisliği bölümü olarak kuruldu. O tarihten bu yana eğitim, araştırma ve topluma hizmet faaliyetlerinde daima öncü ve yol gösterici oldu; bu niteliğini günümüzde de sürdürmektedir. Sayıları 3000’i bulan mezunumuz Türkiye’nin ve dünyanın her köşesinde başarıyla çalışıyorlar. İstihdam alanları arasında imalat sanayiinin bütün dalları, insaat, sağlık, turizm, enerji, taşımacılık, lojistik, gemicilik, eğitim, ekonomik planlama, banka ve sigortacılık, yatırım bankacılığı, bilişim ve iletişim sistemleri, perakendecilik, pazarlama ve satış, danışmanlık ve yerel yönetimler gibi pek çok alan bulunmaktadır. Merkez Bankası, Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu gibi seçkin kamu kuruluşlarında mezunlarımız sorumlu mevkilerde yer alıyorlar. Mezunlarımızın kısa sürede yönetim kademelerine yükseldiklerini veya kendi işlerini kurduklarını görüyoruz. Bir bölümü de çalışmalarını Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen seçkin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak sürdürüyorlar.

Endüstri mühendisliği gitgide daha çok önem kazanan bir meslek konumuna geldi. Bunun başlıca nedeni kuşkusuz endüstri mühendisliği bilgi ve becerilerinin çok geniş bir istihdam alanında yararlı ve aranır olmasıdır. Endüstri mühendislerinin üretim sürecinde önem taşıyan sistemlerin tasarımı ve planlaması, kurulması, iyileştirilmesi,  takip ve değerlendirilmesi için kapsamlı analiz, sentez ve modelleme becerileri kazanmaları gerekir. Bu nedenle ders programımızda matematik, yöneylem araştırması, istatistik ve ekonomi bilgilerinin yanı sıra modelleme ve tasarım becerilerine de büyük önem verilir.

Endüstri mühendisliği çoğu zaman mal ve hizmet üretiminde para, insan gücü ve diğer kısıtlı kaynakların en verimli biçimde kullanılmasını amaçlayan mühendislik dalı olarak tarif edilir. Bu anlayışın hemen hemen bütün endüstri mühendisliği bölümlerince benimsendiğini, veya en azından yadırganmadığını söyleyebiliriz. Üniversite müfredat programlarının genelde bu anlayış çerçevesinde düzenlendiğini görüyoruz. Oysa biz bunun yeterli veya uygun bir tanımlama olduğu kanısında değiliz.* Endüstri mühendisliğinin imalat faaliyetleri ile sınırlı geleneksel tanımı da bize göre geride kalmıştır. Müfredat programımız bu nedenle diğer bütün bölümlerin programlarından ciddi biçimde farklıdır. Bölümümüzün anlayış ve tecrübelerine göre her çeşit örgütlü insan faaliyeti endüstri mühendisliğinin ilgi alanına girebilir. Örgütlü insan faaliyetleri birbiriyle etkileşen, iç içe geçmiş kompleks sistemler oluşturur. Bu tür sistemlerde amaçlar daima belirsizlik, değişkenlik ve çelişkilerle doludur; verimlilik artışı gibi tekdüze bir boyuta indirgenemez. İndirgendiği takdirde getirilen çözüm önerilerinin bir ise yaramadığını, çoğu kez tam aksine, istenmeyen sonuçlara yol açtığını görürüz. Mesleğimizin var olan potansiyelini tümüyle harekete geçirebilmek ve edindiğimiz kantitatif bilgi ve becerilerden gerektiği şekilde yararlanabilmek için bu kompleksiteyi göz önünde bulundurmamız, onunla başedebilmemiz gerekir. Bunu gerçekleştirmenin yolu ise bilimsel bilginin sistem düşüncesi ve sistem yaklaşımı ile bütünleştirilerek takviye edilmesidir. Aksi halde mesleğimizi icra ederken edindiğimiz bilgilerden etkili şekilde yararlanmak mümkün olmaz.

Sistem yaklaşımını, kompleks sistemlerin anlaşılması için gerekli ve son yıllarda fizik, biyoloji ve iklim bilimleri gibi doğa bilimlerinde olduğu kadar sosyal bilimlerde de öne çıkan, eleştirici akıl ve sentezci düşünceye dayanan sorgulama metodolojileri olarak tanımlayabiliriz. Bölümümüz sistem yaklaşımının öneminin her zaman farkında oldu. Sistem metodolojisini uygulayarak doğru soruları sormayı bilmeden, semptomların ötesine geçerek sorunların kökenine inmeden anlamlı öneriler geliştirilemeyeceğini biliyoruz. Bu bilince sahip olmamızda kamu ve özel kesim için yaptığımız çok sayıda araştırma projesinden edinilen tecrübenin büyük payı bulunuyor. Başından beri sistem düşüncesini derslerimizde vurgulayarak öğrencilerimize kazandırmaya çalıştık. Bu yöndeki çalışmalarımızı son yıllarda daha ileriye taşıyarak “Systems Thinking” adı altında formel bir ders geliştirdik. Bu dersin benzeri başka hiçbir endüstri mühendisliği bölümünde yoktur. Sistem düşüncesi yaklaşım ve yöntemleri “Systems Design I”,”Systems Design II” başlıklı tasarım dersleri ile “Methodology of Operational Research” gibi lisansüstü derslerde daha da geliştirilerek işlenmektedir. Mal ve hizmet üreten şirket ve kurumlarda gerçek hayat problemlerini konu edinen ve bu kurumlarda yürütülen sistem tasarımı dersleri de ilk kez bölümümüz tarafından geliştirilmiş ve örnek oluşturmuştur.

İşletmelerde karşılaşılan sorunların sistemik karakterini gereğince anlayabilmek ve etkili çözüm önerileri geliştirebilmek için ekonomik temellerin ve piyasa yapılarının iyi kavranması gerekir. Bölümümüz bu nedenle mikroekonomi, makroekonomi ve mühendislik ekonomisi derslerine ek olarak ve alışılmış müfredatın dışına çıkarak “Industrial Economics”, “Economic Models for Decision and Policy Analysis”, ve “Industry Analysis” gibi dersler geliştirmiştir. Yine işletmelerde rekabetçi politikalar ve stratejik yönetim konularını irdeleyen “Strategic Planning”, “Technology Management”, “Industrial Networks and Clusters”, “Organisation Theory and Development” ve “Business Law” gibi, sayıları yıldan yıla çoğalan derslerimiz bulunuyor. Bu derslerimizin diğer bölümlerde benzeri yoktur.

Buların dışında ve endüstri mühendisliğinin çeşitli alanlarında çok sayıda teknik seçmeli dersimiz de mevcut. Öğrencilerimize lisans eğitimi boyunca önemli sayıda seçmeli ders alma olanağı sağlıyoruz. Tüm bu imkanları dünya ölçüsünde seçkin ve güçlü öğretim üyesi kadromuza borçluyuz. Bu farklı ve kuvvetli eğitim programından geçen mezunlarımız işverenler tarafından birinci derecede tercih edilmekte, ABD ve Avrupa’nın saygın üniversiteleri tarafından doktora programları için ısrarla aranmaktadır.

Bölümümüz yenilikçi ve sıra dışı eğitim programı, mesleğimizin felsefi temellerine yönelik özgün anlayışı ve kuvvetli araştırma geleneğiyle öğrencilerini ülkemizin yetiştirdiği üstün yetenekli genç insanlar arasından öncelikli tercihlerle kazanmaya devam ediyor. Bu yöndeki başarı ve çabalarımızın azalmadan ve yavaşlamadan devam edeceğine inanıyorum.

* Daha geniş bilgi için Çağlar Güven’in

http://sistems.org/caglar_guven_yazilari.htm

adresindeki yazılarına bakabilirsiniz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın