İçeriğe geç

Bir gün okula giderken…

Kategori: TecrübEM

“Bir gün okula giderken… her şeye dikkat ederken…” diye başlayıp giden bu ilkokul şarkısı, bir kişinin ömrünün ilk yılları ve son demleri arasındaki uzun zaman dilimini, bir fotoğraf karesinde dondurup anlatmış gibidir.

Otuz yıl öncesine dönüp de zaman tünelinde hızlıca dolaşsam, aynı şeyleri yapar mıydım? Çoğuna evet diyemem ya da cevabı düşünürken sürem dolar, ama “yine Endüstri Mühendisi olur muydun?” sorusuna tereddütsüz evet derdim!

Hem de uğruna annemin isteğiyle kayıt yaptırdığım Hacettepe Tıp’tan ve çocukluğumda hedef koyup kazandığım ODTÜ Mimarlık’tan vazgeçerek, Endüstri Mühendisliğini son anda tercih etmeme rağmen…!

Yaşamımız boyunca kaç tane kavşağa geldik, kaç tane yol ayrımında uzun tereddütler yaşadık? Oralarda neler düşündük? Ne kararlar verdik? Nasıl bir süreçten sonra bu kararlar oluştu?

Hiç düşündünüz mü? Endüstri Mühendisi olduktan sonra karar verme şekliniz, süreciniz nasıl değişti?

Endüstri Mühendisliği disiplini, sanırım bu tür çetin karar noktalarında size yardımcı olan sezgiler geliştirmenize yardımcı olmuştur.

Bazılarınızın, “Hayır, somut karar alma araçları veriyor!” dediğini duyar gibiyim. Bunu elbette biliyorum, ama bence sezgiler bunların hepsinin üstünde ve bu sadece Endüstri Mühendislerinde “körlemesine sezginin” ötesine geçen “bilinçli sezgiler” haline dönüşmektedir.

Her şey okulda öğretilseydi, “iş deneyiminin” ne önemi kalırdı?

Deneyimler olmasaydı, “bilmek” ile “yapabilmek” arasındaki muazzam farkı kapatmak mümkün olur muydu?

“Eğitim” bize daha çok “NE”lerin cevabını öğretiyor. Bu da aşağı yukarı her öğrenciye eşit veriliyor. “NASIL”ların cevabı ise daha çok okul dışında kazanılan becerilerle, damdan düşmelerle -af buyurun- yenilen kazıklarla öğrenilebiliyor. Ve de Endüstri Mühendisleri arasındaki bireysel farklar asıl böyle oluşuyor.

Toplam kalite anlayışı, doğru işlerin ilk seferde doğru şekilde yapılmasını öngörüyor. Yani doğru zamanda çeşitli “NE”ler arasından doğrusunu seçip, “NASIL”ını da doğru şekilde kotarmak gerekiyor. Eh, bu da iyi bir Endüstri Mühendisi olmak (veya olmayı istemek) için iyi bir neden.

Endüstri Mühendisleri tecrübEM’de bu nedenle buluşuyor; Endüstri Mühendisleri tecrübelerini bu ortamda dile getirip bu nedenle “konuşuyor”.

Bir gün okula giderken….

Rastgele…!

Bahadır Akın

BahadırAkın400

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden 1976’da Lisans ve 1979’da Yüksek Lisans derecesini aldı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra değişen üniversiteler yasasıyla ortadan kalkan ODTÜ- İçel Mühendislik Fakültesi Kurucu Dekanlığında Araştırma Görevlisi olarak çalıştı.

1983-85 yıllarında ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünde Mühendislik Ekonomisi ve Maliyet Muhasebesi derslerini verdi.

1978-1991 yılları arasında PETKİM- Aliağa Kompleksi, TÜBİTAK- Yapı Araştırma Enstitüsü ve Şişe Cam Holding’te proje planlama mühendisi, araştırma uzmanı ve endüstri mühendisi olarak çalıştı.

1984-85 yılında Rotterdam Erasmus Ünivesitesinde Hollanda Hükümeti bursuyla konuk araştırmacı olarak bulundu.

1991’de Arçelik’e kalite planlama şefi olarak girdi. 1993’te Ankara Bulaşık Makinesi Fabrikasının kuruluş aşamasında ve 1997- 2000 yıllarında İstanbul’da Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda kalite güvence yöneticisi olarak çalıştı.

2000 yılından beri Arçelik Grubu Kalite Sistemleri ve Altı Sigma Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.

Kuruluşundan itibaren Türkiye Kalite Derneği (KalDer)’de gönüllü olarak çalıştı. Derneğin Ankara Şubesinin kuruluşuna öncülük yaptı ve ilk seçilmiş başkanı oldu. Bunun yanı sıra merkez KalDer‘de “İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi” olarak görev yaptı.

EFQM (Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı)’nın her yıl verdiği Avrupa Kalite Odülünde değerlendirici ve baş değerlendirici olarak görev aldı.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın