Endüstri Mühendisi olarak mezuniyetimden bu yana on dokuz yıl geçmiş. Ben henüz bölümde öğrenciyken, gönlümü bilişim işlerine kaptırmıştım. İlk sinyallerini de ikinci sınıfta aldığımız efsanevi algoritma dersimizin ilk midterm sonuçları açıklandığında almıştım. Arkadaşların koşarak yanıma gelip: “Ali Babacan’dan sonraki en yüksek not senin, geri kalan herkes dökülmüş.” sözleri hala kulaklarımdadır. Gerçekten de bölümün vasat bir öğrencisi olan ben, bilgisayarla ilgili derslerde kendimi buluyor, ayrı bir keyifle derslere katılıyordum. O zamanlar aldığımız yegane programlama dersi olan Fortran’a ilave olarak bölümün ender seçmeli dersinde de sınırları zorlayarak COBOL alıp mutlulukla AA’larımı almıştım. Mezun olurken bilişim sektöründe bir şeyler yapma fikri kafamda netleşmişti.
Master yapmayı düşünmezken, kendimi birdenbire MBA yaparken buluvermiştim. Peki neden MBA de Bilgisayar Mühendisliği masterı değil? İşte ben de yıllardır yanar dururum, neden bilgisayar mühendisliğinin kapısının önünden bile geçmedim diye, neden iyi olduğum alanda kendimi daha geliştirerek, kariyer hedeflerimi yakınlaştırmadım diye. Kısmet…
Master tezim tabii ki Yönetim Bilişim Sistemleri (MIS) üzerineydi. Bir taraftan da yarı zamanlı olarak, holdingleşme yolunda olan bir firmanın yeniden yapılandırılması konusunda danışmanlık yapan hocamla birlikte çalışıyordum. Master bitince kendimi TAI’de buldum. Ankara’da olup da bilişim sektörüne girmek, üstelik te köklü firmalarda çalışmak pek de kolay değildi. TAI’de yaklaşık 15 Endüstri Mühendisinin bir arada olduğu Planlama ve Tahminler bölümündeki beş yılım hedeflerimden uzakta geçti. Türkiye’nin en büyük savunma sanayi kuruluşlarından birinde, bir uçak fabrikasında işleyen sistemi görmek çok büyük bir fırsattı ve TAI çok güzel dostlukları hafızama kazıdı. Ancak benim gönlüm, sistem tasarlamaktan, yazılım yapmaktan yanaydı. Bu alanda ise yolum bilişim firmalarından geçmeliydi.
Bilişim sektörüne atlayışım, 1997 yılında Dünya Bankası Kredisiyle başlatılan Sağlık Bakanlığının Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi Projesiyle oldu. TAI’den ayrılarak Likom firmasına geçtim. Ancak Bilgisayar Mühendisi değildim ve daha önce profesyonel olarak kod yazmamıştım (TAI’deki geliştirdiğim Dbase 3+ uygulamalarını saymazsam). Değerli Proje Yöneticimiz, bu koşullarda en uygun işin Yazılım Kalite Yönetimi olacağını düşünerek, beni Kalite Yöneticisi olarak görevlendirdi. Olsun, en sonunda proje maceram başlıyordu ya, varsın böyle başlasındı.
Likom’da geçen bir yıl, benim için gerçek bir okul olmuştur. Sağlık Bakanlığı projesinin yanında, İç İşleri Bakanlığı’nın meşhur MERNİS projesinde de az da olsa çalışma fırsatım oldu. Yazılım projelerinin nasıl geliştirildiği, hangi süreçlerin olduğu, ne gibi sorunların yaşandığı, neden büyük oranda başarısızlıkla sonuçlandığı gibi pek çok konuda çok değerli tecrübeler edindim. Yine bu dönemde anladım ki kamu kurumlarında otomasyona geçiş süreci yeni başlamaktadır ve Ankara’da bu konuda benim de hizmet etme şansım olabilir.
TAI’de alıştığım kurumsal yapının eksikliği beni rahatsız ettiği sıralarda Havelsan’ın eleman arama ilanı ile karşılaştım. Artık bilişim sektörüne girmiştim ve Endüstri Mühendisi de olsam bu sektörde tecrübe kazanmıştım. Havelsan, Türkiye’nin en büyük yazılım ve sistem projelerinin gerçekleştirildiği özel bir şirket olarak, benim tam da istediğim bir çalışma ortamı idi.
1998 yılından bu yana Havelsan’da çalışmaktayım. Geçen on yıllık sürede Türkiye için çok önemli olduğunu düşündüğüm projelerde çalışma fırsatım oldu. Mühendis göreviyle girdiğim Havelsan’da sekiz yıldır proje yöneticisi olarak görev yapmaktayım. İçinde görev aldığım ve halihazırda vatandaşlarımıza hizmet veren üç büyük yazılım ve donanım projesini başarıyla tamamladık. Yazımın bundan sonraki bölümünde geliştirdiğimiz yazılım ve sistem projelerinden ve onların genel özelliklerinden söz etmek istiyorum.
Yazılım ve Sistem Geliştirme Projeleri
Havelsan çoğunlukla askeri projelerde çalışırken, 2000 yılında sivil sektörde de faaliyete girme kararı aldı. İlk büyük sivil projemiz, Adalet Bakanlığının ve tüm Yargı Sisteminin otomasyonu projesidir. Projemiz, şimdilerde UYAP adıyla kendisini epeyce duyurmuş durumda. Proje kapsamında Adalet Bakanlığının merkez birimlerinin, tüm adli ve idari yargı birimlerinin, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün, Yargıtay Başkanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılım, donanım, iletişim altyapısı ve sistem merkezlerinin kurulumu ile Türkiye çapındaki personelin eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi. Türkiye’de yargı sistemi tam entegre bir yapıya kavuşturularak, tüm dünya ülkelerine örnek oldu. Bir vatandaşımız istediği zaman çok kısa sürede sabıka kaydını alabilmektedir. Hakim ve savcılarımız, üzerinde çalıştıkları bir dosyadaki tarafların Türkiye çapında açılmış diğer davalarını görerek, kısa sürede derinlemesine analiz yapabilmektedir. Yargıtay’a gelen ve nüfus cüzdanı örneği olmadığı için geri gönderilerek aylara, yıllara malolan eksik veriler, bir tuşla ekranda Hakim/Savcılarımızın önüne gelebilmektedir. UYAP ile sistemin işleyişini sağlayacak veriler, ihtiyacı olan ve yetkili kişilerin erişimine açılarak yargının işleyişine hız kazandırmıştır. Bu sistem, zaman içinde daha da gelişerek Türk Milletine hizmetini sürdürmektedir.
Bu büyük projeler tabii ki kolay tamamlanmadı. Hem Havelsan ve alt yüklenicilerinden, hem de Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Başkanlığından çok büyük bir ekip yıllarca, azimle, kararlılıkla emek verdi. İstatistiklere baktığımızda, büyük ölçekli yazılım projelerinin çok yüksek oranda başarısızlıkla sonuçlanarak faaliyete geçirilemediği gözlenmektedir. Başarısızlık tanımımıza, zamanında planlanan bütçede ve istenen özelliklerde bir ürün oluşmamasını da eklersek, başarılı proje sayısı gerçekten de çok azdır. Projelerin başarısız olma nedenleri neler olabilir?
Yazılım projelerinin geliştirilmesi, fabrikalardaki imalattan oldukça farklıdır. Ortada somut, gözle görünür, elle tutulur bir ürünün olmayışı, kullanıcının hatta mühendislerin sonucu hayal etmesinde çok büyük zorluklara neden olmaktadır.
Yazılım ve sistem projelerinde en büyük sorun, istek sahibinin gereksinimlerini tam olarak belirleyememesinden başlıyor. Elle yapılan bir takım işlerin bilgisayar yardımıyla hızlandırılması ve hataların azaltılması hedefiyle başlanıyor ama bilgisayarın hayatımıza ne gibi faydalar getirebileceği daha yolun başında iken tahmin bile edilemiyor. Proje ilerledikçe, yazılım çalışmaya ve işlemeye başladıkça kullanıcı bunun farkına varabiliyor. O zaman da binanın temelleri atılmış, katları çıkmış oluyor ki temelden bir taş çıkarmak istendiğinde ortalık karışıveriyor. Takvimler sapıyor, bütçeler aşılıyor, ihtiyaçlar karşılanamıyor. İşte tam bu noktada Endüstri Mühendislerine ihtiyaç beliriyor ki bu konuyu “Endüstri Mühendislerinin Bilişim Sektöründeki Rolü Neler Olabilir” adlı bölümde anlatmaya çalışacağım.
Yazılım projelerinde bir diğer başarısızlık nedeni de yazılımcıların, son kullanıcıdan uzak kalarak, onların istedikleri sistemi gerçekten doğru olarak anlayıp gerçekleştirdiklerini zamanında belirleyememesinden kaynaklanıyor. Yazılımı geliştirirken, son kullanıcısına yakın çalışılmalı ve belli dönemlerde onların geri dönüşleri alınmalıdır.
Yazılım geliştiricilerini zorlayan son önemli bir nokta ise Teknik Şartname ile belirlenmiş olan gereksinimlerin, kullanıcılar tarafından sürekli genişletilmesinin istenmesidir. Proje grubu, zamanı ve bütçesi belirli olarak, belli bir dönemde bir hedefi gerçekleştirmek üzere kurulur. Proje Yönetim Planı çıkarılırken, gereksinimlere bakılarak projenin kaynakları belirlenir. Gereksinimlerdeki ek talepler ise biz Proje Yöneticilerini en çok zorlayan ve başarısızlığa iten sebeplerin başında gelmektedir. Bir yanda müşteri memnuniyeti, öte yanda geciken bir takvim ve içine sığılamayan bir bütçe…
Proje ekibinin en baştan itibaren, gerek yazılımı yapan şirket elemanları gerekse istek sahibi makam olarak, birlikte aynı hedefe kilitlenerek işbirliği içinde çalışması da başarının önemli faktörlerinden biridir. Özellikle işletime geçiş sırasında, kurum çalışanları yeni yaşam şekline uyum sağlamakta zorlanabilmektedir. Kurumsal uygulamalarda meydana gelecek değişimlere, kurumun uyum sağlama sürecinde bu destek önem kazanmaktadır.
Sonuç olarak, yazılım ve sistem kurulum projeleri daha en başından gereksinimlerin belirlenmesinden başlayarak, analiz, tasarım, gerçekleştirim, test, entegrasyon, işletime alma ve eğitim süreçlerinde tüm proje paydaşlarının işbirliği ile gerçekleştirilmelidir.
Endüstri Mühendislerinin Bilişim Sektöründeki Rolü Neler Olabilir
Endüstri mühendisleri, eğer bu konulara özel ilgileri varsa ve kedilerini yetiştirmişlerse, elbette ki sektördeki bilgisayar ve elektronik mühendisleri gibi yazılımların geliştirilmesi ve donanım konularında çalışabilirler. Bilişim sektöründe farklı disiplinlerden gelen kişilerin özel ilgileri nedeniyle çok başarılı oldukları örneklere sıkça rastlanmaktadır. Ancak bu noktada yukarıda söz ettiğim branşlardaki kişilere göre birkaç adım geriden başlayarak kendilerini gösterme ihtiyacı duyacakları da bir gerçektir. Hani maça 1-0 mağlup başlamak gibi…
Öte yandan, yazılım/sistem geliştirme süreci o kadar çok çeşitli aşamalardan oluşmaktadır ki, bu aşamaların her birinde endüstri mühendisleri için yapılacak faaliyetler bulunabilir. Öncelikle gereksinimlerin belirlenmesi ve sistem analizi çalışmalarında endüstri mühendislerinin çok başarılı olduğunu görüyoruz. Aldığımız eğitimlerden mi, sistem bakış açımız mı, çözümleme yaklaşımımız mı bilemiyorum ama bu aşamada IE’lerin başarılı olabileceğini düşünüyorum. Sistem tasarımı aşamasında analiz sonucunda belirlenen gereksinimlerin daha verimli ve etkin çalışacağı, sistemin tasarlanmasında yine IE bakış açısının çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu bakış açısından yoksun bir şekilde geliştirilen sistemlerin, eskisinin aynı olması sebebiyle mevcut sistemdeki pek çok işleyiş sorunlarını aynen taşıdığı gözlemlenmektedir. Otomasyona geçmek, mevcut sistemi aynen bilgisayar ortamına uyarlamak olmamalı, sistemi geliştirici iyileştirmeleri de içinde barındırmalıdır. Tabii kaynaklar elverdiği ölçüde…
Proje Yönetimi alanı yine IE’lerin ön planda olduğu konuları içeriyor. Proje takviminin hazırlanması, maliyetlerin belirlenmesi, bütçesinin çıkarılması, proje gelişmelerinin izlenmesi ve takvim ile maliyetlerin takip edilmesi, proje metriklerinin toplanması ve yorumlanması faaliyetleri bu kapsamda ele alınabilir.
Yazılımların ve donanımların geliştirilmesi sırasında konfigürasyon yönetimi konusunda da IE’ler görev yapmaktadır. Ürünün, ürün ağacının çıkarılarak, ürün versiyonlarının takibi bu kapsamda yapılan işleri özetlemektedir.
Diğer sektörlerde olduğu gibi, bilişim sektöründe kalite sağlama ve kontrol konuları yine endüstri mühendislerinin başarı ile sürdürdükleri bir alandır.
Son olarak da projeye destek veren kontrat yönetimi, satın alma, finans ve iş geliştirme bölümlerinde de bu konulara ilgi duyan IE’lerin başarılı olabileceklerini düşünüyorum.
Yıllar geçtikçe edindiğim tecrübeler bana şunu gösterdi: Endüstri Mühendisliği eğitimi bize bir altyapı sunuyor. Bu altyapı üzerine siz kendinizi ne yöne doğru geliştirirseniz, o alanda diğer branşlara göre çok daha kolay ve kısa sürede uyum sağlayabiliyorsunuz. Daha birinci sınıftayken bize verilmeye çalışılan “büyük resme bakma” yaklaşımı, mesleki hayatımda hep en çok faydalandığım ipucu olmuştur.
Genç meslektaşlarıma vermek istediğim en büyük mesaj, üçüncü veya son sınıfta meslek yaşantılarında ne alanda çalışacaklarına karar vererek, kendilerini o yöne doğru geliştirmeleri ve mezun olunca da bu doğrultuda işlerini seçmeleridir. İlk yıllarda yapılmış sağlam yatırımlarla, meslek hayatlarında çok hızlı adımlar atmaları kolaylaşacaktır.
Son olarak da bulundukları pozisyon ne olursa olsun, şu cümleyi hep akıllarında tutmalılar: Look at the Big Picture.
Gülin Şahinöz
MBA, ODTÜ, 1992 BS
Endüstri Mühendisliği, ODTÜ, 1989
Proje Yöneticisi / Havelsan A.Ş.
Barış Kartalı Yer Destek Merkezi 2007- …
Proje Yöneticisi / Havelsan A.Ş.
UYAP Yargıtay Bilgi Sistemi 2003-2007
Proje Yöneticisi / Havelsan A.Ş.
Adli Sicil ve İstatistik Bilgi Sistemi 2002-2003
Proje Yöneticisi / Havelsan A.Ş.
Merkez Birimleri Otomasyonu (UYAPI) 2000-2003
Proje Yöneticisi / Havelsan A.Ş.
Lojistik Bilgi Sistemi Master Plan Çalışması (LBS) 2000-2000
Yazılım Kalite Yöneticisi / Likom A.Ş.
İçişleri Bakanlığı MERNİS Projesi 1998-1998
Yazılım Kalite Yöneticisi / Likom A.Ş.
Sağlık Bakanlığı ÇKYS Projesi 1997-1998
Uzman Endüstri Mühendisi / TAI Türkiye Uzay Sanayi ve Tic. A.Ş. 1992-1997
Endüstri Mühendisi / ACK İnşaat Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1989-1992
